Güneşlik Perde İçeriyi Gösterir mi? Edebiyatın Işığında Görünürlük, Gizem ve İnsan Ruhunun Perdesi Bir edebiyatçı için her nesne bir hikâyedir. Kelimeler, tıpkı güneşlik perdeler gibi, hem gizler hem de gösterir. Onların gücü, tam da bu ikili işlevdedir: örtmek ve açmak, susturmak ve konuşturmak. Çünkü edebiyat, insan ruhunun ışığını doğrudan değil, perde arkasından geçirerek yansıtır. Peki, “güneşlik perde içeriyi gösterir mi?” sorusu yalnızca evin mahremiyetine mi dairdir, yoksa insanın iç dünyasını da mı işaret eder? Kelimenin Işığı: Görünür Olanın Ardındaki Gerçek “Görünürlük,” edebiyatın en kadim temalarından biridir. Shakespeare’den Orhan Pamuk’a kadar pek çok yazar, “görünmeyenle görünen” arasındaki gerilimi işler. Güneşlik perde,…
6 YorumEtiket: bir
En Uzun Boylu Osmanlı Padişahı Kaç cm? Güç, Beden ve Toplum Üzerine Sosyolojik Bir Okuma Bir araştırmacı olarak, insanın fiziksel özellikleriyle toplumsal yapılar arasındaki derin ilişkiyi anlamaya çalışmak her zaman büyüleyici olmuştur. Boy uzunluğu, bir insanın biyolojik özelliği gibi görünse de aslında toplumsal algıların, güç sembollerinin ve cinsiyet rollerinin aynasında anlam kazanan bir olgudur. “En uzun boylu Osmanlı padişahı kaç cm?” sorusu da bu çerçevede yalnızca fiziksel bir ölçüm değil; aynı zamanda bir kültürel göstergedir. Çünkü Osmanlı’da beden, yalnızca bir varlık değil; iktidarın, kudretin ve erkekliğin toplumsal bir tezahürüdür. Osmanlı’da Boyun Sosyolojik Anlamı: Gücün Görünür Bedeni Osmanlı tarihine baktığımızda, bedenin…
8 YorumKanun Hükmünde Kararname Kaldırıldı mı? Geleceğe Dair Cesur Bir Beyin Fırtınası Gelin dürüst olalım: “Kanun hükmünde kararname kaldırıldı mı?” sorusu artık sadece hukuki bir merak değil, geleceğin siyasi ve toplumsal mimarisini şekillendirecek bir tartışma haline geldi. Bu yazıda yalnızca mevcut duruma bakmakla kalmayacak, geleceğin Türkiye’sinde bu konunun nasıl bir dönüşüm yaratabileceğini hayal edeceğiz. Samimi bir sohbet gibi düşünebilirsiniz; çünkü burada amaç sadece bilgi vermek değil, birlikte düşünmek, tartışmak ve olasılıkları sorgulamak. Kanun Hükmünde Kararname Nedir ve Neden Önemli? Kanun hükmünde kararname (KHK), yürütmenin yani hükümetin belirli konularda hızlı ve etkili adımlar atabilmesi için çıkarılan, yasama gücüne benzer etkiler doğuran hukuki…
12 YorumYüzyüze Konuşuruz Nasıl Yazılır? Sosyolojik Bir Perspektif Toplumsal Etkileşim ve Dilin Rolü Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimlerini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, insan iletişiminin ne kadar karmaşık ve derin olduğunu görmek her zaman büyüleyici olmuştur. Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal normların, değerlerin ve güç dinamiklerinin de bir yansımasıdır. “Yüzyüze konuşuruz” ifadesi de, bu dilsel yapının içinde önemli bir yer tutar ve toplumsal etkileşimin doğasını anlamamıza yardımcı olabilir. Bu yazıda, “yüzyüze konuşuruz” ifadesini toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler bağlamında inceleyeceğiz. Toplumsal Normlar ve İletişim Toplumsal normlar, bireylerin davranışlarını şekillendiren, toplum tarafından kabul gören kurallar bütünüdür.…
14 YorumTapan Ne Demek TDK? Öğrenmenin Derinliklerinde Bir Pedagojik Yolculuk Eğitimci olarak her yeni kelimeyle karşılaştığımda, onun ardında saklı anlamları keşfetmenin büyüsünü hissederim. Öğrenme, sadece bilgi edinmek değil; aynı zamanda dünyayı ve kendimizi yeniden anlamlandırma sürecidir. Tapan kelimesi de bu anlam yolculuğunda karşımıza çıkan, hem dilsel hem de düşünsel derinliğiyle dikkat çeken bir kelimedir. Peki, Tapan ne demek TDK’ye göre? Ve bu kelimenin pedagojik dünyamızda nasıl bir yeri olabilir? TDK’ye Göre Tapan Ne Demek? Türk Dil Kurumu’na göre “tapan” kelimesi, “bir şeye aşırı derecede bağlı olan, seven, hayranlık duyan kimse” anlamına gelir. Bu tanım, yüzeyde basit görünse de, aslında insanın öğrenme…
12 YorumTambur Nedir ve Ne İşe Yarar? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarının Ardındaki Ritmi Anlamak İnsan ruhu, tıpkı bir müzik parçası gibi derin ve kompleks bir yapıya sahiptir. Her duygunun, düşüncenin ve davranışın bir ritmi vardır. Bir psikolog olarak, insanlar arasındaki bu ritmi çözümlemeye çalışırken, bazen dış dünyadan gelen bir sesin bile bu içsel dünyayı nasıl etkilediğini gözlemlemek oldukça ilginçtir. İşte tam bu noktada, bir müzik aleti olan tamburun nasıl bir etkiye sahip olduğunu keşfetmek, sadece sesin değil, duygu ve düşüncelerimizin de birer yankısı olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. Peki, tambur nedir ve psikolojik anlamda ne işe…
10 YorumKamçıkuyruk Ne Demek? Bilimin Penceresinden Küçük Ama Etkili Bir Canlı Merakla Başlayan Bir Yolculuk: Görmediğimizi Keşfetmek Çocukken gökyüzüne bakıp “Orada neler var?” diye sormakla başlar merakımız. Büyüdükçe sorularımız küçülür, daha derine ineriz: “Bir hücre nasıl hareket eder?” ya da “Bazı canlılar neden bu kadar farklı görünür?” gibi… İşte “kamçıkuyruk” da bu bilimsel merakın ürünü olan sorulardan birinin cevabıdır. Belki adını daha önce duymadınız, belki de biyoloji kitaplarında gözünüzden kaçtı. Ancak kamçıkuyruk, yaşamın mikroskobik dünyasında düşündüğünüzden çok daha önemli bir role sahiptir. — Kamçıkuyruk Nedir? Bilimsel Tanımıyla Temel Bilgiler Tanım ve Kapsam “Kamçıkuyruk” (flagellate), kamçı adı verilen ipliksi uzantılarla hareket eden…
6 YorumHer Şeyi Gören Göz: İktidarın, Gözetimin ve Vatandaşlığın Anatomisi Bir siyaset bilimci için “her şeyi gören göz” yalnızca bir sembol değil; güç, denetim ve toplumsal düzenin en çarpıcı metaforudur. Devletin gözü, Tanrı’nın gözü ya da teknolojinin gözü… Her biri insanın kendini sürekli izleniyor hissettiği modern düzenin farklı tezahürleridir. Peki, bu göz kimin gözüdür? Kimin adına bakar? Ve en önemlisi, kimi görmezden gelir? İktidarın Gözü: Görmek, Bilmek ve Hükmetmek Michel Foucault’nun panoptikon kavramı, “her şeyi gören göz”ün modern iktidarın en etkin aracına nasıl dönüştüğünü açıklar. Görülmeden görmek, denetlenmeden denetlemek… Bu, yalnızca gözetim değil, aynı zamanda özdenetimin içselleştirilmesidir. İnsanlar artık dışarıdan gelen…
12 YorumGüme Gitmiş Ne Demek? Bir Kelimenin Tarihsel Yolculuğu Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini sürerken en çok ilgimi çeken şeylerden biri, dilin ve kelimelerin zaman içindeki evrimidir. Her kelime, bir dönemin sosyal yapısını, kültürel dinamiklerini ve insanların yaşadığı değişimleri yansıtır. Bugün size, belki de sıkça duyduğumuz ama tam anlamını her zaman kavrayamadığımız “güme gitmiş” ifadesini anlatacağım. Bu deyimin geçmişi, kelimenin kullanım biçimleri ve toplumsal dönüşümler ışığında, hem dilimizin nasıl şekillendiğini hem de tarihsel bir kesitteki toplumsal değişimleri anlamamıza yardımcı olacak. Güme Gitmiş: Bir Deyimin Kökeni “Güme gitmiş” deyimi, Türkçede genellikle “tamamen kaybolmuş” ya da “hiçbir iz bırakmamış” anlamında kullanılır. Bir şeyin…
12 YorumGövde Kaç Bölümden Oluşur? Öğrenmenin Anatomisinden Pedagojik Derinliklere Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir eğitimci olarak her dersin başında kendime hep şu soruyu sorarım: “Öğrencinin bedeniyle bilgisi arasında nasıl bir bağ kurabilirim?” Çünkü öğrenme sadece zihinde gerçekleşmez; gövde, yani beden, öğrenmenin aktif bir bileşenidir. “Gövde kaç bölümden oluşur?” sorusu ilk bakışta biyolojik bir tanım gibi görünür. Fakat derinlemesine bakıldığında, bu soru pedagojik açıdan da zengin bir metafor taşır. Tıpkı insan bedeninin bölümleri gibi, öğrenme de farklı parçaların uyumuyla gelişir: fiziksel, duygusal, bilişsel ve toplumsal. Gövdenin yapısını anlamak, aslında öğrenmenin doğasını anlamaktır. Çünkü insanın bedeni, bilgiyi taşıyan, deneyimi hisseden ve anlamı…
8 Yorum